4 Ekim 2015 Pazar

Zaman akıp gidiyor, dur demek olmaz.

Merhaba sevgili okur,
Eskiden bi milyon olan kafam bu aralar bi milyara çıktı bakalım.
Yeni halimle karşındayım.
O kadar dalgın, unutkan, şaşkın bir haldeyim ki anlatamam.
Kafamda kırk tilki, hiçbirinin kuyruğu birbirine değmiyor...

Bizim ufaklık çalışmaya başladığımı iyiden iyiye fark etti.
Bildiğin intikam alıyor.
"Sen misin beni bırakan? Ben seni bi dört dolandırayım da gör." diyor hal diliyle.
Yapışık ikiz gibi geziyoruz bakalım.
Tam "Uyudu yerine yatırayım da bacaklarımı uzatıp bir çay kahve içeyim." dediğim an basıyor yaygarayı.
Başa sarıyoruz.
Geçende kahvem pişene kadar uyudu, tam kahveyi fincana koydum yudumlayacakken aynı senaryo...
Sonra geldiği gibi masanın üzerindeki fincana ulaşıp kahveyi dökmeyi başardı.
Maşallah kızıma !

 
Allah sonumuzu hayretsin.
1 yaşında bebeğe nasıl davranılır, neler yapmalıyım içerikli bir kitap önerin varsa alırım.
Çok sevaba girersin.

Hale dışında hayat aynen devam ediyor.
Okul, hayatımın cüz'i bir bölümünü kaplıyor şimdilik.
O yüzden bana zaman kalıyor.
Elimden geldiğince dost sohbetleri yapmaya, abartılmamış kahvaltılara daha çok yer vermeyi tercih ediyorum.


 Fırsat buldukça kitap okuyorum.
Film araştırmaları yapıp izleyemiyorum :)
Şimdi daha yeni bir şeye merak sardım; kaneviçe.
"Hıh bi o eksikti." diyen varsa, doğru diyor aynen katılıyorum.
Merak işte ne yapalım.
Becerebilirsem, bir ay önce hayalini kurduğum projeleri gerçekleştirip senle paylaşırım.
Garanti veriyorum kasnak almaya koşarsın yapmak için :)

 Yazıma adını verdiğim çok anlamlı bulduğum bu şarkı da benden sana gelsin.


Şimdilik bu kadar.
Yakın zamanda barış içinde bir dünyadan yazmak ümidiyle sevgili okur.
Öperim!

Pazar hediyem oldu bu tınılar...


Bazen nağmeler insana müthiş bir dinginlik verir.
Tanıdık bir sedayla selamlanmış hissine kapılırsınız.
İşte bu eser de benim için  öyle oldu bugün.

Merhaba güzel şarkı, 
Merhaba girizgâh bölümündeki bin kere dinlenesi nağme...

Mutlu günlerimiz olsun efenim ;)